Histamin intoleransı ve Mast Hücre Aktivasyon Sendromu (MCAS) durumlarında beslenme danışmanlığı; kişinin mevcut tanısı, belirtileri, besin toleransı, günlük beslenmesi ve gereksiz besin kısıtlamaları birlikte değerlendirilerek kişiye özel planlanır. Histamin intoleransında besinlerle alınan histaminin vücutta işlenmesi ve kişisel tolerans önemliyken, MCAS mast hücrelerinden histamin dahil farklı mediatörlerin uygunsuz ve tekrarlayan biçimde salınmasıyla ilişkili farklı bir klinik tablodur.
Bu nedenle histamin intoleransı ve MCAS aynı durum değildir ve herkese uygulanabilecek tek bir “düşük histamin diyeti” bulunmaz. Uygun kişilerde sınırlı süreli beslenme düzenlemeleri, besin-semptom takibi ve kontrollü yeniden ekleme sürecinden yararlanılarak gereksiz kısıtlamaların azaltılması ve mümkün olduğunca çeşitli, yeterli ve sürdürülebilir bir beslenme düzenine ulaşılması hedeflenir.
MCAS'ın tanı ve tıbbi tedavisi hekim tarafından yürütülmelidir. Beslenme danışmanlığı tıbbi tedavinin yerine geçmez.
Histamin Nedir, Vücutta Ne İşe Yarar?
Histamin yalnızca alerjik reaksiyonlarla ilişkili bir molekül değildir. Vücutta başta mast hücreleri ve bazofiller olmak üzere farklı hücrelerde bulunan, aynı zamanda bazı besinlerde de oluşabilen biyojenik bir amindir.
Histamin;
bağışıklık yanıtı,
mide asidi salgısı,
damar geçirgenliği,
sinir sistemi işlevleri,
uyku-uyanıklık döngüsü
gibi birçok fizyolojik süreçte rol oynar.
Dolayısıyla sorun histaminin varlığı değildir. Önemli olan histaminin üretimi, salınımı, besinlerle alınması ve vücutta parçalanması arasındaki dengedir.
Histamin metabolizmasında özellikle iki enzim önemlidir:
DAO (diamin oksidaz): Özellikle bağırsakta besinlerle alınan histaminin metabolizmasında rol oynar.
HNMT (histamin N-metiltransferaz): Hücre içindeki histamin metabolizmasında görev alır.
Beslenme açısından DAO özellikle önemlidir; ancak histaminle ilişkili yakınmaların yalnızca DAO enziminin yetersiz çalışmasıyla açıklanması doğru değildir.
Histamin İntoleransı Nedir?
Histamin intoleransı genel olarak alınan veya oluşan histamin yükü ile kişinin histamini metabolize etme kapasitesi arasındaki dengenin bozulmasıyla ilişkilendirilen bir tablo olarak tanımlanır.
Bu durum klasik bir IgE aracılı besin alerjisi değildir.
Histamin intoleransının mekanizmaları, tanı yöntemleri ve klinik sınırları halen araştırılmaktadır. DAO aktivitesindeki değişiklikler önemli mekanizmalardan biri olarak değerlendirilse de histamin intoleransının yalnızca düşük DAO düzeyiyle açıklanması veya tek bir laboratuvar testiyle kesin olarak belirlenmesi mümkün değildir.
Histamin intoleransının mekanizmaları, DAO'nun rolü, besinlerdeki histamin ve tanısal güçlükler hakkında ayrıntılı bilimsel değerlendirme için Histamine Intolerance: The Current State of the Art derlemesi incelenebilir.
Bu nedenle belirtilerin tek başına “histamin intoleransı” olarak yorumlanması yerine gerekli tıbbi değerlendirmenin yapılması önemlidir.
Histamin Toleransını Etkileyebilecek Faktörler
Kişinin histamin toleransı yalnızca tükettiği besinin histamin içeriğine bağlı olmayabilir.
Değerlendirme sırasında;
gastrointestinal hastalıklar ve mevcut hekim tanıları,
kullanılan ilaçlar,
alkol tüketimi,
besinlerin tazeliği ve saklama koşulları,
bireysel tolerans,
toplam beslenme düzeni
gibi faktörler dikkate alınabilir.
Bazı ilaçların histamin metabolizması veya DAO aktivitesiyle etkileşebildiği bildirilmiştir. Ancak ilaçların kesilmesi, değiştirilmesi veya dozlarının düzenlenmesi yalnızca ilgili hekim tarafından yapılmalıdır.
Histamin İntoleransında Hangi Belirtiler Görülebilir?
Histamin farklı organ ve sistemlerde görev yaptığı için histaminle ilişkilendirilen yakınmalar da oldukça çeşitlidir.
Bildirilen belirtiler arasında:
kaşıntı,
kızarıklık veya flushing,
ürtiker benzeri yakınmalar,
baş ağrısı veya migren,
burun akıntısı veya tıkanıklığı,
şişkinlik,
karın ağrısı,
ishal,
bulantı,
çarpıntı
gibi farklı semptomlar bulunabilir.
Ancak bunların hiçbiri tek başına histamin intoleransına özgü değildir.
Benzer belirtiler birçok farklı hastalıkta görülebileceğinden yalnızca semptomlara bakılarak histamin intoleransı tanısı konulmamalıdır.
Mast Hücre Aktivasyon Sendromu (MCAS) Nedir?
Mast Hücre Aktivasyon Sendromu (MCAS), mast hücrelerinden histaminin yanı sıra triptaz, prostaglandinler, lökotrienler ve diğer mediatörlerin uygunsuz ve tekrarlayan biçimde salınmasıyla ilişkili klinik bir tablodur.
MCAS, histamin intoleransıyla aynı durum değildir.
Histamin intoleransında besinlerle alınan histaminin metabolizması ve bireysel tolerans ön plandayken, MCAS'ta sorun mast hücre aktivasyonu ve farklı mediatörlerin salınımıyla ilişkilidir.
MCAS tanısında yalnızca belirtiler yeterli değildir. Uluslararası konsensüs yaklaşımında tekrarlayan sistemik mast hücre aktivasyonu belirtileri, mast hücre mediatörlerindeki objektif değişiklikler ve mast hücre mediatörlerini hedefleyen tedaviye yanıt birlikte değerlendirilir. MCAS tanı kriterlerinin ayrıntıları için Updated Diagnostic Criteria and Classification of Mast Cell Disorders: A Consensus Proposal incelenebilir.
Önemli bir ayrım: MCAS bir hekim tanısıdır.
Diyetisyenin görevi MCAS tanısı koymak veya tıbbi tedavisini yürütmek değildir. Beslenme danışmanlığının rolü, hekim tarafından değerlendirilmiş veya takip edilen kişinin beslenmesini yeterli, dengeli ve mümkün olduğunca çeşitli tutarken bireysel besin toleransını değerlendirmektir.
MCAS'ta ayrıca tetikleyiciler yalnızca besinlerle sınırlı olmayabilir. Bu nedenle MCAS yönetiminin yalnızca düşük histaminli bir beslenme listesine indirgenmesi doğru değildir.
Histamin İntoleransı ve MCAS'ta Beslenme Nasıl Planlanır?
Beslenme danışmanlığının amacı kişiye uzun bir “yasaklı yiyecekler listesi” vermek değildir.
Öncelikle kişinin;
mevcut hekim tanıları,
tıbbi öyküsü,
kullandığı ilaç ve takviyeler,
günlük beslenmesi,
gastrointestinal yakınmaları,
besin-semptom ilişkisi,
daha önce yaptığı eliminasyon diyetleri,
mevcut besin kısıtlamaları
birlikte değerlendirilir.
Uygun durumlarda süreç sınırlı süreli düzenleme, kontrollü yeniden ekleme ve kişiselleştirme şeklinde ilerleyebilir.
1. Aşama: Sınırlı Süreli Beslenme Düzenlemesi
Kişinin mevcut beslenmesi değerlendirilerek yüksek histamin içerebilen veya kişinin semptomlarıyla tekrar eden biçimde ilişkilendirilen bazı besinler geçici olarak sınırlandırılabilir.
Bu aşamanın amacı bütün potansiyel histamin kaynaklarını süresiz olarak ortadan kaldırmak değildir.
Gereksiz ve uzun süreli eliminasyonlar beslenme çeşitliliğini azaltabileceğinden süreç mümkün olduğunca yapılandırılmış şekilde yürütülmelidir.
2. Aşama: Kontrollü Yeniden Ekleme
Beslenme düzenlemesinin ardından uygun besinler kontrollü olarak tekrar denenebilir.
Amaç kişinin hangi besini ve hangi miktarı tolere edebildiğini değerlendirmektir.
Histamin içeriği ve kişisel tolerans yalnızca besinin türüne değil; porsiyona, tazeliğe, saklama koşullarına ve aynı dönemde tüketilen diğer besinlere göre de değişebilir.
Bu nedenle yeniden ekleme aşaması uzun vadeli besin çeşitliliğinin korunması açısından önemlidir.
Eliminasyon ve kontrollü yeniden ekleme yaklaşımının genel yapısını Eliminasyon Diyeti Nedir? Nasıl Uygulanır? yazısında; gastrointestinal yakınmalarda kullanılan farklı bir yapılandırılmış yaklaşımı ise Düşük FODMAP Diyeti: Yasaklı Besinler ve Örnek Menü rehberinde inceleyebilirsiniz.
3. Aşama: Kişiselleştirilmiş Uzun Dönem Beslenme
Uzun vadede hedef, kişinin tolere edebildiği besinleri mümkün olduğunca beslenmesinde tutmaktır.
Amaç düşük histaminli diyeti mümkün olduğunca katı hale getirmek değil, kişinin bireysel tolerans sınırları içinde beslenmesini mümkün olduğunca genişletmektir.
Yüksek Histamin İçerebilen Besinler
Besinlerin histamin içeriği sabit değildir.
Tazelik, üretim yöntemi, fermantasyon, olgunlaştırma, depolama süresi ve sıcaklık gibi faktörler histamin miktarını etkileyebilir.
Bu nedenle internette bulunan farklı “yüksek histaminli besin listelerinin” birbiriyle tamamen aynı olmaması şaşırtıcı değildir.
Histamin içeriği daha yüksek olabilen besinler arasında:
olgunlaştırılmış peynirler,
fermente ürünler,
salam, sucuk, sosis ve benzeri işlenmiş etler,
uzun süre saklanan veya uygun koşullarda muhafaza edilmeyen balık ürünleri,
bazı konserve balıklar,
alkollü içecekler,
bazı fermente sos ve ürünler
yer alabilir.
Ancak bir besinin potansiyel olarak yüksek histamin içermesi, histamin intoleransı bulunan herkesin o besini ömür boyu tamamen bırakması gerektiği anlamına gelmez.
Kişisel toleransın değerlendirilmesi önemlidir.
“Histamin Salgılatan Besinler” Konusunda Dikkat
İnternette sıkça “histamin liberatörü” veya “histamin salgılatan besinler” adı altında çilek, narenciye, çikolata, bazı kuruyemişler ve çeşitli başka besinlerden oluşan uzun listeler paylaşılmaktadır.
Ancak bu sınıflandırmanın bilimsel temeli, doğrudan yüksek histamin içerdiği bilinen veya ölçülebilen besinler kadar güçlü ve standart değildir.
Bu nedenle bir kişinin yalnızca internetteki “histamin liberatörü” listesine bakarak çok sayıda besini beslenmesinden çıkarması uygun değildir.
Bir besin tekrar eden şekilde semptomlarla ilişkili görünüyorsa bu ilişki kişisel tolerans çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Düşük Histamin Beslenmesinde Tazelik Neden Önemlidir?
Histamin özellikle bazı protein içeren besinlerde mikroorganizmaların aktivitesi sonucunda oluşabilir.
Bu nedenle besinin üretim ve saklama koşulları histamin miktarını etkileyebilir.
Özellikle et ve balık gibi ürünlerde soğuk zincirin korunması, uygun koşullarda saklama ve gıda güvenliği önemlidir.
Pratik olarak:
et ve balığı güvenilir koşullarda satın almak,
soğuk zinciri korumak,
pişmiş yemekleri uygun koşullarda hızla soğutmak,
artan yemekleri uzun süre oda sıcaklığında bırakmamak,
dondurulmuş ürünleri güvenli şekilde çözdürmek
hem histamin açısından hem de genel gıda güvenliği açısından önemlidir.
Ancak düşük histamin beslenmesini “yemek bir gün beklediyse kesin yenmez” gibi katı ve herkese uygulanacak kurallara dönüştürmek yerine gıda güvenliği ve bireysel tolerans birlikte değerlendirilmelidir.
Histamin İntoleransı, Bağırsak Sağlığı ve SIBO
DAO enziminin önemli bölümü bağırsak mukozasıyla ilişkili olduğundan gastrointestinal sistem ile histamin metabolizması arasındaki ilişki araştırılmaktadır.
Çölyak hastalığı, inflamatuar bağırsak hastalıkları veya diğer gastrointestinal durumların bulunduğu kişilerde histamin toleransı farklılaşabilir.
Ancak histamin intoleransının mutlaka SIBO, disbiyoz veya “bağırsak geçirgenliği” nedeniyle ortaya çıktığını söylemek doğru değildir.
Şişkinlik, gaz, karın ağrısı ve ishal gibi belirtiler histamin intoleransı dışında IBS, SIBO, çölyak hastalığı ve farklı gastrointestinal durumlarda da görülebilir.
Bu nedenle benzer belirtilerin bulunması tek başına SIBO tanısı anlamına gelmez.
SIBO tanısı bulunan kişilerde beslenmenin nasıl planlandığını SIBO'da Beslenme Danışmanlığı sayfasında inceleyebilirsiniz.
Probiyotik Kullanırken Nelere Dikkat Edilmeli?
Histamin intoleransında probiyotikler sık gündeme gelir.
Farklı probiyotik mikroorganizmaların histamin metabolizması üzerindeki etkileri aynı değildir ve bu alan halen araştırılmaktadır.
Bu nedenle probiyotikleri yalnızca “histamin üreten” ve “histamin düşüren” şeklinde basit iki gruba ayırmak doğru değildir.
Histamin intoleransı bulunan herkesin probiyotik kullanması gerektiği de söylenemez.
Probiyotik kullanımı düşünülüyorsa ürünün içerdiği mikroorganizma ve suşlar, kişinin gastrointestinal yakınmaları ve mevcut sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Vitamin, Mineral ve Takviyeler Gerekli mi?
Histamin metabolizması farklı enzimatik süreçleri içerir ve bazı mikro besin ögeleri bu süreçlerde rol oynayabilir.
Ancak bu durum histamin intoleransı bulunan herkesin B6 vitamini, C vitamini, bakır, magnezyum, çinko veya başka takviyeleri yüksek dozlarda kullanması gerektiği anlamına gelmez.
Öncelik yeterli ve dengeli beslenmedir.
Takviye gereksinimi varsa kişinin mevcut beslenmesi, laboratuvar bulguları, sağlık durumu ve kullandığı ilaçlar dikkate alınarak ilgili sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmelidir.
Stres, Uyku ve Günlük Yaşam
Mast hücre aktivitesi ve semptomlar yalnızca beslenmeyle ilişkili değildir.
Stres, uyku düzeni, enfeksiyonlar, fiziksel aktivite ve çevresel faktörler bazı kişilerde semptomların seyriyle ilişkili olabilir.
Bu durum belirtilerin “psikolojik” olduğu anlamına gelmez.
Özellikle MCAS'ta beslenme dışındaki faktörlerin de hekim tarafından yürütülen genel değerlendirme ve tedavi planının bir parçası olması gerekebilir.
Histamin İntoleransı ve MCAS'ta Sık Yapılan Hatalar
Düşük Histamin Diyetini Süresiz Uygulamak
Kısıtlayıcı bir beslenme programının uzun süre devam ettirilmesi besin çeşitliliğini ve beslenme yeterliliğini olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle amaç eliminasyon aşamasında kalmak değil, uygun zamanda kişiselleştirme ve beslenmeyi genişletme aşamasına geçmektir.
İnternetteki Bütün Histamin Listelerini Birleştirmek
Farklı listelerde birbiriyle çelişen besinler bulunabilir.
Bütün listeleri birleştirerek besinleri tek tek çıkarmak, kişinin beslenmesini gereksiz şekilde daraltabilir.
Her Belirtiyi Histamine Bağlamak
Baş ağrısı, şişkinlik, ishal, kızarıklık ve çarpıntı gibi belirtiler histamin intoleransına özgü değildir.
Bu nedenle devam eden veya ciddi yakınmalarda tıbbi değerlendirme önemlidir.
Takviyeleri Tedavinin Temeli Olarak Görmek
DAO, probiyotik veya vitamin-mineral takviyeleri dengeli ve yeterli beslenmenin veya gerekli tıbbi tedavinin yerine geçmez.
Yeniden Ekleme Yapmamak
Eliminasyon sonrasında tolere edilen besinlerin tekrar denenmemesi kişinin beslenmesinin giderek daralmasına neden olabilir.
Beslenme danışmanlığının önemli hedeflerinden biri, gereksiz kısıtlamaları azaltmaktır.
Histamin İntoleransı ve MCAS Beslenme Danışmanlığı Nasıl İlerler?
1. Detaylı Değerlendirme
İlk görüşmede mevcut hekim tanıları ve tetkikler, belirtiler, kullanılan ilaç ve takviyeler, gastrointestinal yakınmalar, günlük beslenme düzeni ve daha önce yapılan eliminasyon diyetleri değerlendirilir.
2. Kişiye Özel Beslenme Planı
Herkese aynı düşük histamin listesi verilmez.
Kişinin mevcut beslenmesi ve semptomları değerlendirilerek gerekiyorsa belirli besinlerde sınırlı süreli düzenlemeler yapılır.
3. Besin-Semptom Takibi
Gerektiğinde yapılandırılmış besin-semptom günlüğünden yararlanılır.
Amaç her lokmayı sürekli takip etmek değil, tekrar eden ve anlamlı olabilecek ilişkileri belirlemektir.
4. Kontrollü Yeniden Ekleme
Kısıtlanan besinler uygun koşullarda ve kontrollü biçimde yeniden değerlendirilir.
Kişinin tolere ettiği besinleri tekrar beslenmesine kazandırması hedeflenir.
5. Uzun Vadeli Kişiselleştirme
Son aşamada kişinin günlük yaşamına uyum sağlayan, yeterli ve mümkün olduğunca çeşitli bir beslenme düzeni oluşturulur.
Kimler İçin Uygundur?
Histamin intoleransı veya MCAS'ta beslenme danışmanlığı;
hekim tarafından değerlendirilmiş veya tanı almış,
belirli besinlerden sonra tekrarlayan yakınmalar yaşayan,
düşük histamin diyetini kendi başına uygulayıp beslenmesini aşırı kısıtlamış,
hangi besinleri gerçekten tolere edemediğini belirlemekte zorlanan,
eliminasyon sonrasında besinleri nasıl geri ekleyeceğini bilmeyen,
mevcut beslenmesinin enerji ve besin ögesi açısından yeterliliğini değerlendirmek isteyen
kişiler için planlanabilir.
Tanısı bulunmayan kişilerde yalnızca semptomlara bakılarak histamin intoleransı veya MCAS varsayılmamalı; gerekli tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Amacımız Uzun Bir Histamin Yasakları Listesi Vermek Değildir
Histamin intoleransı nedeniyle beslenmesini kendi kendine kısıtlayan kişiler zaman içerisinde çok sayıda besini “yasak” olarak görmeye başlayabilir.
Özellikle internetteki farklı histamin listeleri birleştirildiğinde geriye tüketilebilecek çok az besin kalabilir.
Oysa beslenme danışmanlığının hedefi bu değildir.
Amaç mümkün olduğunca çok besini çıkarmak değil; kişinin gerçekten tolere edemediği besinleri ve miktarları belirlerken tolere ettiği besinleri korumak ve beslenmesini mümkün olduğunca geniş tutmaktır.
Bu yaklaşım yeterli enerji, protein, lif, vitamin ve mineral alımının korunması açısından da önemlidir.
Ankara'da Histamin İntoleransı ve MCAS Beslenme Danışmanlığı
Ankara'da histamin intoleransı beslenme danışmanlığı veya MCAS'ta beslenme desteği arayan kişiler için süreç standart bir düşük histamin listesi vermek üzerine kurulmaz.
Ankara Çankaya/Çukurambar'daki merkezde yüz yüze beslenme danışmanlığı kapsamında kişinin mevcut hekim tanısı, tıbbi öyküsü, gastrointestinal yakınmaları, beslenme alışkanlıkları, mevcut kısıtlamaları ve bireysel besin toleransı birlikte değerlendirilir.
MCAS'ın tanısı ve tıbbi tedavisi ilgili hekim tarafından yürütülür. Beslenme danışmanlığı hekim tarafından planlanan tedaviyi destekleyen bir süreç olarak ele alınır.
Sık Sorulan Sorular
Histamin intoleransı testi var mı?
Histamin intoleransını tek başına kesin olarak gösteren, genel kabul görmüş tek bir laboratuvar testi bulunmamaktadır.
DAO aktivitesi veya düzeyi bazı durumlarda değerlendirilebilse de tek başına tanı koydurucu olarak kullanılmamalıdır.
Belirtiler, tıbbi değerlendirme ve gerektiğinde yapılandırılmış beslenme yaklaşımı birlikte ele alınmalıdır.
Histamin intoleransı geçer mi?
Histamin toleransı zaman içinde değişebilir ve altta bulunan sağlık durumları, ilaç kullanımı, beslenme ve diğer bireysel faktörlerden etkilenebilir.
Bu nedenle herkeste tamamen geçeceği veya kalıcı olacağı şeklinde kesin bir ifade kullanmak doğru değildir.
Beslenme danışmanlığında amaç kişinin bireysel toleransını belirlemek ve gereksiz kısıtlamaları azaltmaktır.
Histamin intoleransında hangi peynirler tüketilebilir?
Genel olarak uzun süre olgunlaştırılmış peynirlerde histamin miktarı daha yüksek olabilir.
Ancak taze peynirlerin de herkes tarafından aynı şekilde tolere edileceği söylenemez.
Peynir türü, üretim ve saklama koşulları, porsiyon ve kişinin bireysel toleransı birlikte değerlendirilmelidir.
Histamin intoleransı ve migren arasında ilişki var mı?
Histamin ve migren arasındaki ilişki araştırılmaktadır ve bazı kişiler belirli yiyeceklerin baş ağrısıyla ilişkili olduğunu bildirebilir.
Ancak migren çok faktörlü bir durumdur ve bütün migren ataklarını histamin intoleransıyla açıklamak doğru değildir.
MCAS ile histamin intoleransı aynı şey mi?
Hayır.
Histamin intoleransı histamin yükü ile metabolizma kapasitesi arasındaki dengesizlikle ilişkilendirilirken MCAS mast hücrelerinden histamin dahil farklı mediatörlerin uygunsuz salınımıyla ilişkili bir klinik tablodur.
İki durumun bazı belirtileri benzer olabilir ancak aynı hastalık değildir.
DAO takviyesi kullanmalı mıyım?
DAO takviyeleriyle ilgili çalışmalar bulunmakla birlikte mevcut kanıtlar herkese rutin kullanım önerisinde bulunmak için yeterli değildir.
Takviye kullanımı kişinin sağlık durumu ve mevcut tedavileri dikkate alınarak ilgili sağlık profesyonelleriyle değerlendirilmelidir.
Düşük histaminli diyette kilo kaybı olur mu?
Düşük histaminli beslenmenin amacı kilo vermek değildir.
Gereğinden fazla besinin çıkarılması enerji ve besin ögesi alımının azalmasına ve istenmeyen kilo kaybına yol açabilir. Bu nedenle özellikle uzun süren kısıtlamalarda beslenme yeterliliğinin değerlendirilmesi önemlidir.
Histamin İntoleransı ve MCAS Beslenme Danışmanlığı İçin Randevu
Histamin intoleransı veya MCAS nedeniyle beslenmenizi giderek daralttıysanız, hangi besinleri gerçekten tolere edemediğinizi belirlemekte zorlanıyorsanız veya eliminasyon sonrasında besinleri nasıl geri ekleyeceğinizi bilmiyorsanız süreç kişiye özel olarak planlanabilir.
Amaç yeni yasaklar eklemek değil; mevcut tıbbi değerlendirmeleriniz doğrultusunda yeterli, dengeli ve mümkün olduğunca çeşitli bir beslenme düzeni oluşturmaktır.
Ankara Çankaya/Çukurambar'daki merkezde yüz yüze beslenme danışmanlığı hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için Diyetisyen Emel Yılmaz İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Diyetisyen Emel Yılmaz, 2012 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden Şeref Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Anabilim Dalı'nda yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır.
Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi, Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi, Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi ve Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde klinik stajlarını tamamlamıştır.
Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi, Karabük İl Sağlık Müdürlüğü, T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Obezite, Diyabet ve Metabolik Hastalıklar Daire Başkanlığı ve Altındağ Sağlıklı Hayat Merkezi'nde klinik ve saha diyetisyeni olarak görev almış; kamu ve klinik alanda uzun yıllar deneyim kazanmıştır.
Türkiye'ye Özgü Beslenme Rehberi (TÜBER)'nde “Sağlıklı Vücut Ağırlığının Sağlanması ve Korunması” bölümünün yazarları arasında yer almıştır.
Halen Ankara Çankaya/Çukurambar'daki Diyetisyen Emel Yılmaz Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi'nde kişiye özel, bilimsel temelli beslenme danışmanlığı sunmakta; çalışmalarında uygun durumlarda fonksiyonel beslenme yaklaşımından yararlanmaktadır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Histamin intoleransıyla ilişkili olabilecek belirtilerin ve özellikle Mast Hücre Aktivasyon Sendromu'nun (MCAS) tanı ve tıbbi tedavisi ilgili hekim tarafından yürütülmelidir. İlaç veya takviye kullanımındaki değişiklikler ilgili sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmelidir. Beslenme danışmanlığı tıbbi tanı ve tedavinin yerine geçmez.