Uzm. Dyt. Emel Yılmaz; Hacettepe Üniversitesi mezuniyeti ve Sağlık Bakanlığı tecrübesiyle Ankara Çukurambar ofisinde yüz yüze ve tüm Türkiye geneline online diyetisyen danışmanlığı sunmaktadır. Kilo yönetimi, hastalıklarda beslenme, gebe ve çocuk beslenmesinde kişiye özel bilimsel programlar hazırlamaktadır.

Beslenme ve Diyet Danışmanlığı | Çukurambar, Ankara
  • Hafta İçi: 09.00 - 20.00 Cumartesi: 10.30-17.00
  • Next Level Rezidans B Blok 5. Kat No:502 Çankaya / Ankara
  • Randevu Alın
Embriyo transferi sonrası beslenme
Beslenme ve Sağlıklı Yaşam

Embriyo transferi sonrası beslenme, tüp bebek (IVF) tedavisinin bu hassas döneminde en çok merak edilen konulardan biridir. Transferden sonra “Ne yemeliyim?”, “Hangi yiyeceklerden uzak durmalıyım?”, “Ananas embriyonun tutunmasını sağlar mı?”, “Kahve içebilir miyim?” gibi pek çok soru gündeme gelebilir.

Öncelikle önemli bir noktayı netleştirelim: Embriyonun tutunmasını sağlayan veya gebeliği garanti eden özel bir besin, kür ya da diyet bulunmamaktadır. Transfer sonrasında beslenmenin amacı implantasyonu garanti etmek değil; yeterli enerji ve besin ögesi alımını sağlamak, gıda güvenliğine dikkat etmek ve olası gebeliğin erken dönemine uygun, dengeli bir beslenme düzeni oluşturmaktır.

Bu nedenle transferden sonraki dönemde katı yasak listeleri veya “mucize besinler” yerine; sebze ve meyveler, yeterli protein, tam tahıllar, zeytinyağı, kuruyemişler ve düşük cıvalı balıkların yer aldığı dengeli ve çeşitli bir beslenme düzeni daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Embriyo Transferi Sonrası Ne Yenmeli?

Embriyo transferinden sonra özel bir “transfer diyeti” uygulanması gerektiğini gösteren yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Bunun yerine gebelik olasılığı da dikkate alınarak beslenmenin genel kalitesine odaklanılabilir.

Günlük beslenmede kişinin gereksinimlerine uygun miktarlarda:

İyi pişirilmiş yumurta

Yoğurt, kefir ve pastörize süt ürünleri

İyi pişirilmiş et, tavuk ve hindi

Düşük cıvalı balıklar

Mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi baklagiller

Mevsim sebzeleri

İyi yıkanmış taze meyveler

Yulaf ve diğer tam tahıllar

Zeytinyağı

Ceviz, badem ve fındık

gibi besinlere yer verilebilir.

Buradaki temel nokta tek bir besini fazla miktarda tüketmek değil, besin çeşitliliğini sağlayabilmektir.

Embriyo Transferi Sonrası Beslenmede 10 Altın Kural

Transfer sonrasındaki birkaç günü “ne kadar çok doğru besin yersem embriyo o kadar iyi tutunur” düşüncesiyle geçirmek gereksiz bir kaygı oluşturabilir. Daha uygulanabilir yaklaşım şu 10 temel noktaya odaklanmaktır.

1. Aç Kalmayın, Aşırı Kısıtlayıcı Diyet Yapmayın

Embriyo transferi sonrası dönem hızlı kilo vermeye çalışmak, uzun süreli açlık uygulamak veya çok düşük kalorili diyetlere başlamak için uygun bir dönem değildir.

Amaç yeterli enerji ve besin ögelerini karşılayabilecek dengeli bir beslenme düzenini sürdürmektir.

Öğün sayısının herkeste aynı olması gerekmez. Kişinin iştahı, günlük düzeni, gastrointestinal yakınmaları ve tedavi süreci dikkate alınmalıdır.

2. Her Ana Öğünde Protein Kaynağı Bulundurun

Protein, normal doku yapımı ve onarımı için gerekli temel besin ögelerinden biridir.

Yumurta, yoğurt, kefir, peynir, iyi pişirilmiş et ve tavuk, balık ve baklagiller günlük beslenmeye eklenebilecek protein kaynaklarıdır.

Ancak yüksek proteinli beslenmenin embriyonun tutunmasını artırdığı şeklinde bir genelleme yapmak doğru değildir. Protein miktarı kişinin gereksinimine göre belirlenmelidir.

Protein kaynaklarının günlük beslenmedeki yeri hakkında daha ayrıntılı bilgi için Sağlıklı Protein Kaynakları Nelerdir? yazısını inceleyebilirsiniz.

3. Sebze ve Meyvelerde Çeşitlilik Sağlayın

Tek bir “antioksidan meyveye” yönelmek yerine farklı renklerde sebze ve meyveleri tüketmek daha anlamlıdır.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı ve mor renkli meyveler, turunçgiller ve diğer mevsim ürünleri vitamin, mineral, lif ve çeşitli biyoaktif bileşenlerin alınmasına katkıda bulunur.

Sebze ve meyveler gıda güvenliği açısından tüketilmeden önce iyi yıkanmalıdır.

4. Yağ Kalitesine Dikkat Edin

Beslenmedeki yağın tamamen azaltılması gerekmez. Önemli olan kullanılan yağların türü ve toplam beslenme düzenidir.

Zeytinyağı, ceviz, fındık, badem ve avokado gibi besinlere uygun porsiyonlarda yer verilebilir.

Omega-3 yağ asitleri açısından zengin, düşük cıvalı balıkların da dengeli bir beslenme düzeninde yeri vardır. Omega-3 kaynakları ve besinlerden alınması hakkında Omega-3 Nedir, Hangi Besinlerde Bulunur? yazısına göz atabilirsiniz.

5. Balığı Tamamen Bırakmayın, Doğru Balığı Seçin

Transfer sonrasında “balıkta cıva var” düşüncesiyle bütün balıkları beslenmeden çıkarmak gerekli değildir.

Somon ve sardalya gibi düşük cıvalı balıklar protein ve omega-3 yağ asitlerinin alınmasına katkı sağlayabilir. Buna karşılık yüksek cıva içeriğine sahip büyük yırtıcı balıkların tüketiminden kaçınılması uygun olacaktır.

6. Yeterli Su İçin

Yeterli sıvı tüketimi normal fizyolojik işlevlerin ve bağırsak hareketlerinin desteklenmesi açısından önemlidir.

Özellikle progesteron kullanımına bağlı kabızlık yaşayan kişilerde yeterli sıvı ve lif tüketimi daha da önem kazanabilir.

Ancak çok fazla su içmenin “rahim kanlanmasını artırarak embriyoyu tutturduğu” yönünde bilimsel olarak kanıtlanmış bir etki bulunmamaktadır.

7. Lif Alımını İhmal Etmeyin

IVF tedavisinde kullanılan hormonal ilaçlar ve günlük hareket miktarındaki değişiklikler bazı kişilerde kabızlık ve şişkinlik yakınmalarına eşlik edebilir.

Sebzeler, meyveler, yulaf, tam tahıllar ve baklagiller günlük lif alımına katkı sağlar.

Ancak özellikle IBS, belirgin şişkinlik veya bağırsak hassasiyeti bulunan kişilerde lif miktarını birden artırmak yakınmaları artırabilir. Bu nedenle kişisel tolerans dikkate alınmalıdır.

8. Kafein Miktarını Kontrol Edin

Transfer sonrasında kahveyi tamamen bırakmak zorunda olduğunuzu düşünmeyin; ancak toplam günlük kafein miktarı önemlidir.

Kahvenin yanında çay, kola, enerji içecekleri, çikolata ve bazı diğer ürünlerden alınan kafein de toplam miktara dahildir.

Gebelik döneminde yaygın kullanılan önerilerden biri günlük toplam kafein alımının 200 mg'ın altında tutulmasıdır. IVF tedavisini yürüten hekimin farklı bir önerisi bulunuyorsa öncelikle bu öneri takip edilmelidir.

9. Alkol Tüketmeyin ve Gıda Güvenliğini Önemseyin

Embriyo transferinden sonra gebelik ihtimali bulunduğundan gıda güvenliği açısından erken gebelik dönemine uygun davranmak yerinde olacaktır.

Alkolden kaçınılmalı; çiğ veya az pişmiş et, yumurta ve deniz ürünleri ile pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri tüketilmemelidir.

Gıda kaynaklı enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla yemeklerin hazırlanması, saklanması ve pişirilmesine de dikkat edilmelidir.

10. “Embriyoyu Tutturan Besin” Aramayın

Ananas, nar, pancar, avokado, ceviz ve çeşitli bitkisel ürünlerin implantasyonu artırdığına ilişkin internette çok sayıda öneriyle karşılaşabilirsiniz.

Bu besinlerin birçoğu dengeli beslenmenin parçası olabilir. Ancak tek başına herhangi bir besinin embriyonun tutunmasını sağladığını gösteren yeterli klinik kanıt bulunmamaktadır.

Bu dönemde beslenmeyi bir performans testine dönüştürmek yerine yeterli, güvenli ve çeşitli beslenmeye odaklanmak daha uygundur.

Embriyo Transferi Sonrası Ananas Yenir mi?

Transfer sonrasında en çok konuşulan besinlerden biri ananastır.

Bu iddianın temelinde ananasta bulunan bromelain adlı enzim bulunur. Bromelain üzerine farklı alanlarda araştırmalar yapılmış olsa da ananas tüketmenin IVF sonrasında implantasyonu artırdığını gösteren güçlü klinik kanıt bulunmamaktadır.

Dolayısıyla ananas seviyorsanız normal beslenmenizin bir parçası olarak uygun miktarda tüketebilirsiniz. Ancak “transfer günü ananasın çekirdeğini yemek”, “beş gün boyunca belirli miktarda ananas tüketmek” gibi internet protokollerinin embriyonun tutunmasını artırdığı kanıtlanmış değildir.

Embriyo Transferi Sonrası Kahve İçilir mi?

Kahve konusunda yalnızca fincan sayısına bakmak yanıltıcı olabilir. Kahvenin türüne, hazırlanma şekline ve porsiyon büyüklüğüne göre kafein miktarı önemli ölçüde değişebilir.

Gebelik döneminde yaygın olarak kullanılan sınır günlük 200 mg'dan az kafeindir.

Bu miktara yalnızca kahve değil; siyah ve yeşil çay, kola, enerji içecekleri, çikolata ve kafein içeren diğer ürünler de dahil edilmelidir.

Kişinin IVF tedavisini yürüten hekiminin daha farklı bir önerisi bulunuyorsa öncelikle bu öneri takip edilmelidir.

Embriyo Transferi Sonrası Yenmemesi Gerekenler

Transfer sonrasında tamamen farklı bir yasak listesi oluşturmak yerine gebelikte gıda güvenliği kurallarını uygulamak daha anlaşılırdır.

Özellikle:

Alkol

Çiğ veya az pişmiş et

Çiğ veya yeterince pişmemiş yumurta

Çiğ deniz ürünleri

Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri

Yüksek cıvalı balıklar

Güvenli koşullarda hazırlanmamış yiyecekler

İyi yıkanmamış sebze ve meyveler

konusunda dikkatli olunmalıdır.

Ayrıca enerji içecekleri ve çok yüksek miktarda kafein içeren ürünlerden kaçınmak uygun olacaktır.

Akdeniz Tipi Beslenme IVF Başarısını Artırır mı?

IVF ve beslenme alanında araştırılan modellerden biri Akdeniz tipi beslenme örüntüsüdür.

Bu beslenme modeli genel olarak sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, zeytinyağı, kuruyemiş ve balık tüketiminin öne çıktığı bir beslenme örüntüsünü ifade eder.

Karayiannis ve arkadaşlarının Human Reproduction dergisinde yayımlanan prospektif kohort çalışmasında, 35 yaş altındaki obez olmayan kadınlarda Akdeniz diyetine daha yüksek uyum ile klinik gebelik ve canlı doğum arasında olumlu ilişki bildirilmiştir. Bununla birlikte araştırmada implantasyon ile Akdeniz diyeti skoru arasında ilişki saptanmamış ve araştırmacılar gözlemsel çalışma tasarımı nedeniyle nedensellik kurulamayacağını özellikle belirtmiştir. Araştırmanın ayrıntıları PubMed'de yayımlanan IVF ve Akdeniz diyeti çalışmasından incelenebilir.

Bu nedenle çalışma “Akdeniz diyeti embriyonun tutunmasını sağlar” şeklinde yorumlanmamalıdır. IVF sonuçları birçok faktörden etkilenir ve mevcut bilimsel veriler belirli bir beslenme modelinin transfer başarısını garanti ettiğini göstermemektedir.

Akdeniz tipi beslenme bu süreçte bir “IVF diyeti” olarak değil; besin çeşitliliğini ve genel beslenme kalitesini destekleyebilecek bir beslenme modeli olarak değerlendirilebilir.

Embriyo Transferi Sonrası Kabızlık ve Şişkinlik

Transfer sonrası şişkinlik ve kabızlık her zaman tüketilen bir besinden kaynaklanmayabilir.

IVF sürecinde kullanılan hormonal ilaçlar, özellikle progesteron desteği, bağırsak hareketlerinde değişikliklere eşlik edebilir. Fiziksel aktivitenin azalması ve kişinin süreç nedeniyle günlük rutinini değiştirmesi de yakınmaları etkileyebilir.

Kabızlık durumunda kişinin toleransına göre:

Yeterli su tüketmek

Sebze ve meyve tüketimini sürdürmek

Tam tahıllardan yararlanmak

Yoğurt veya kefir gibi besinleri uygun durumlarda kullanmak

Lif miktarını kademeli artırmak

Hekimin izin verdiği ölçüde günlük hareketi sürdürmek

yararlı olabilir.

Şiddetli karın ağrısı, belirgin karın şişliği, nefes darlığı, hızlı kilo artışı veya olağandışı yakınmalar bulunuyorsa bunu yalnızca beslenmeyle ilişkilendirmemek ve IVF tedavisini yürüten sağlık ekibiyle iletişime geçmek önemlidir.

Transfer Sonrası Vitamin ve Takviye Kullanılmalı mı?

“Doğal” olması bir takviyenin gebelik döneminde güvenli olduğu anlamına gelmez.

IVF sürecinde folik asit başta olmak üzere bazı destekler tedaviyi yürüten hekim tarafından planlanmış olabilir. Bunların dışında vitamin, mineral, bitkisel ürün veya yüksek doz antioksidan kullanımına kişinin kendi kararıyla başlanmamalıdır.

Özellikle birden fazla takviyenin birlikte kullanılması aynı vitamin veya mineralin farkında olmadan yüksek dozlarda alınmasına neden olabilir.

Bu nedenle mevcut takviyeler de dahil olmak üzere kullanılan bütün ürünler tedaviyi yürüten hekimle paylaşılmalıdır.

Embriyo Transferi Sonrası Örnek Bir Gün Nasıl Olabilir?

Herkes için geçerli tek bir transfer menüsü bulunmamaktadır. Aşağıdaki örnek yalnızca dengeli bir öğün yapısının nasıl kurulabileceğini göstermek amacıyla verilmiştir.

Kahvaltı: İyi pişmiş yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek, iyi yıkanmış domates ve yeşillikler ile birkaç ceviz.

Ara öğün: Yoğurt veya kefir ile mevsim meyvesi.

Öğle: İyi pişirilmiş et/tavuk veya baklagil yemeği, sebze veya salata ve kişinin gereksinimine uygun miktarda tam tahıl.

Ara öğün: Meyve ve bir miktar çiğ kuruyemiş.

Akşam: Düşük cıvalı balık veya başka bir protein kaynağı, zeytinyağlı sebze ve uygun miktarda kompleks karbonhidrat.

Bu örnekteki miktarlar kişiye özel değildir. İnsülin direnci, diyabet, PMOS/PCOS, gastrointestinal hastalıklar, besin alerjileri veya başka sağlık durumlarında öğün içeriğinin kişiye göre düzenlenmesi gerekebilir.

Embriyo Transferi Sonrasında Sık Yapılan Beslenme Hataları

Bu dönemde iyi niyetle yapılan bazı uygulamalar gereksiz kısıtlamalara dönüşebilir.

Özellikle tek bir besini çok yüksek miktarda tüketmek, karbonhidratları tamamen kesmek, hızlı kilo vermeye çalışmak, internetten görülen bitkisel karışımları kullanmak, hekime danışmadan takviye başlamak ve “embriyo tutunsun” düşüncesiyle gereğinden fazla yemek doğru yaklaşımlar değildir.

Aynı şekilde birkaç gün içinde tüketilen belirli bir yiyeceğin transfer sonucunu belirleyeceğini düşünmek de kişide gereksiz kaygı oluşturabilir.

Transfer Öncesi ve Sonrası Beslenme Kişiye Özel Olmalı mı?

Genel gıda güvenliği kuralları birçok kişi için ortak olsa da her bireyin beslenme gereksinimi aynı değildir.

Özellikle PMOS/PCOS, insülin direnci, diyabet, tiroit hastalıkları, gastrointestinal sorunlar, düşük veya yüksek vücut ağırlığı ve besin eksiklikleri bulunan kişilerde beslenme planlamasının bireyselleştirilmesi gerekebilir.

IVF tedavisi sırasında beslenme planı oluşturulurken tedaviyi yürüten hekimin önerileri, kullanılan ilaçlar, mevcut laboratuvar sonuçları, kişinin günlük yaşamı ve beslenme öyküsü birlikte değerlendirilmelidir.

Embriyo transferinin gebelikle sonuçlanması durumunda beslenme gereksinimleri gebeliğin ilerleyen dönemlerinde de değişebilir. Bu süreç hakkında Gebelik ve Emzirme Dönemi Beslenme Danışmanlığı sayfasından bilgi edinebilirsiniz.

Ankara dışında yaşayan, yurt dışında bulunan veya danışmanlık merkezine düzenli olarak ulaşmakta zorlanan kişiler ise Online Beslenme Danışmanlığı sayfasından danışmanlık sürecinin nasıl yürütüldüğünü inceleyebilir.

Sık Sorulan Sorular

Embriyo transferi sonrası ne yemeliyim?

Özel bir “embriyo tutundurma diyeti” bulunmamaktadır. Sebze, meyve, yeterli protein, tam tahıllar, zeytinyağı, kuruyemişler ve düşük cıvalı balıkların yer aldığı çeşitli ve dengeli bir beslenme düzeni tercih edilebilir.

Embriyo transferi sonrası ne yenmemeli?

Alkol, çiğ veya az pişmiş hayvansal ürünler, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve yüksek cıvalı balıklardan kaçınılmalıdır. Gıda güvenliği açısından erken gebelik dönemindeki önlemleri uygulamak uygun olacaktır.

Embriyo transferinden sonra ananas yemek tutunmayı artırır mı?

Ananasın veya bromelain içeriğinin IVF sonrasında embriyo implantasyonunu artırdığını gösteren yeterli klinik kanıt bulunmamaktadır. Ananas normal bir meyve olarak tüketilebilir ancak “embriyo tutunduran besin” olarak değerlendirilmemelidir.

Embriyo transferi sonrası kahve içilebilir mi?

Gebelik dönemindeki genel öneriler doğrultusunda toplam günlük kafein miktarının 200 mg'ın altında tutulması yaygın olarak önerilmektedir. Tedaviyi yürüten hekimin farklı bir önerisi varsa bu öneriye uyulmalıdır.

Embriyo transferinden sonra ceviz yenir mi?

Ceviz protein, lif ve doymamış yağ asitleri içeren bir besindir ve uygun porsiyonda dengeli beslenmenin parçası olabilir. Ancak ceviz tüketiminin tek başına implantasyon şansını artırdığı gösterilmiş değildir.

Transfer sonrası süt ve yoğurt tüketilebilir mi?

Pastörize süt ve pastörize sütten üretilmiş süt ürünleri kişinin toleransı doğrultusunda tüketilebilir. Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinden ise gıda kaynaklı enfeksiyon riski nedeniyle kaçınılmalıdır.

Transfer sonrası kilo vermek için diyet yapılabilir mi?

Transfer sonrası dönem hızlı kilo kaybı veya ciddi enerji kısıtlaması hedeflemek için uygun bir dönem değildir. Kilo yönetiminin IVF öncesinde planlanması daha uygun olabilir. Transfer sonrasında öncelik yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülmesidir.

Embriyo transferi sonrası bitki çayı içilebilir mi?

Her bitki çayının gebelik dönemindeki güvenliliği aynı değildir. Bazı bitkisel ürünler ilaçlarla etkileşime girebilir veya gebelik döneminde yeterince araştırılmamış olabilir. Bu nedenle özellikle yoğun bitkisel karışımlar ve takviye niteliğindeki ürünler hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

Sonuç

Embriyo transferi sonrası beslenmede amaç tek bir yiyecekle implantasyonu artırmaya çalışmak değil; olası gebeliğin erken dönemini de dikkate alan yeterli, dengeli, çeşitli ve güvenli bir beslenme düzeni oluşturmaktır.

Ananas, nar, ceviz veya başka bir besin tek başına embriyonun tutunmasını garanti etmez. Buna karşılık besin çeşitliliği, yeterli protein ve lif alımı, uygun yağ kaynaklarının kullanılması, düşük cıvalı balıkların tercih edilmesi, kafeinin sınırlandırılması, alkolden kaçınılması ve gıda güvenliğine dikkat edilmesi genel beslenme kalitesini destekler.

IVF sürecinde kullanılan ilaçlar, mevcut sağlık sorunları ve bireysel beslenme gereksinimleri farklı olabileceğinden, kişiye özel planlamanın tedaviyi yürüten hekimle koordinasyon içinde yapılması önemlidir.

Genel Bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel tıbbi öneri, tanı veya tedavi yerine geçmez. Embriyo transferi sonrasında ilaç, takviye, fiziksel aktivite ve tıbbi uygulamalarla ilgili kararlar IVF tedavisini yürüten hekim tarafından verilmelidir.

Yazar Hakkında

Diyetisyen Emel Yılmaz, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden 2012 yılında şeref derecesiyle mezun olmuş, akademik eğitimini Gazi Üniversitesindeki yüksek lisans çalışmalarıyla sürdürmüştür.

Yaklaşık 12 yıllık kamu sağlık hizmeti süresince hastane, toplum sağlığı ve koruyucu sağlık hizmetleri alanlarında görev yapmış; Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Obezite ve Metabolik Hastalıklar Daire Başkanlığında obezite, diyabet ve sağlıklı beslenme alanındaki çalışmalarda yer almış ve 2015 Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER) çalışmalarında bölüm yazarlığı yapmıştır.

Günümüzde Ankara Çankaya–Çukurambar’daki danışmanlık merkezinde beslenme ve diyet danışmanlığı hizmeti sunmaktadır.