Uzm. Diyetisyen Emel Yılmaz; Hacettepe Üniversitesi mezuniyeti ve 12 yıllık Sağlık Bakanlığı tecrübesiyle Ankara Çukurambar diyetisyen ofisinde hizmet vermektedir.  Kilo yönetimi, hastalıklarda beslenme, gebe ve çocuk beslenmesi alanlarında Ankara genelinde yüz yüze ve online diyetisyen hizmeti sunmaktadır.

Ankara diyetisyen, Çukurambar diyetisyen
  • Hafta İçi: 09.00 - 20.00 Cumartesi: 10.30-17.00
  • Next Level Rezidans B Blok 5. Kat No:502 Çankaya / Ankara
  • Randevu Alın
Migreni tetikleyen besinler tablosu, tiramin ve histamin rehberi - Uzman Diyetisyen Emel Yılmaz
Beslenme ve Sağlıklı Yaşam

Migren ataklarını tetikleyebilecek başlıca besin grupları; tiramin içeren olgunlaştırılmış peynirler ve işlenmiş etler, histamin içeren fermente gıdalar, kafein, çikolata ve alkoldür. Ancak bilimsel literatür bu ilişkinin kişiden kişiye büyük farklılık gösterdiğini ve kanıt düzeyinin çoğu besin için sınırlı veya çelişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Örneğin kafein bazı kişilerde atağı tetikleyebilirken, ani kafein kesilmesi de ayrı bir tetikleyici olabilir; bazı çalışmalarda ise peynir ve kahve tüketiminin migren riskiyle ilişkisi net değildir. Bu nedenle kesin bir “migren yasaklı besinler listesi” yerine, kişisel tetikleyicilerin besin-semptom günlüğüyle takip edilmesi daha uygun bir yaklaşımdır.

Migren ve tekrarlayan baş ağrılarında bazı besinler atağı tetikleyebilir; ancak tiramin, histamin veya başka bir besin bileşeni herkeste aynı etkiyi göstermez. Bununla birlikte öğün atlama, uykusuzluk, stres, hormonal değişiklikler ve yetersiz sıvı tüketimi de migren eşiğini etkileyebilir. Bu nedenle amaç uzun bir “migren yasaklı yiyecekler listesi” oluşturmak değil; besin ve semptom günlüğü, gerektiğinde hedefe yönelik eliminasyon ve kontrollü yeniden deneme ile kişisel tetikleyicileri belirlemektir.

Bu yazıda migren ve beslenme arasındaki ilişkiyi, tiramin ve histamin içeren besinleri, migreni tetikleyebilecek yiyecekleri ve eliminasyon diyetinin hangi durumlarda değerlendirilebileceğini bilimsel veriler ışığında ele alıyoruz.

Migren ve Beslenme Arasında Gerçekten Bir İlişki Var mı?

Migren yalnızca damarların daralması veya genişlemesiyle açıklanabilecek basit bir baş ağrısı değildir. Günümüzde migren; sinir sistemi duyarlılığı, trigeminovasküler sistem, nöropeptidler, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı nörolojik bir hastalık olarak değerlendirilmektedir.

Beslenme bu çevresel faktörlerden biri olabilir. Ancak bir besinin migren atağından önce tüketilmiş olması, o besinin mutlaka atağa neden olduğu anlamına gelmez.

Bazı kişiler belirli yiyeceklerden sonra tekrarlayan ataklar yaşarken başka kişiler aynı besinleri sorunsuz tüketebilir. Ayrıca migren atağının erken döneminde ortaya çıkan belirli yiyeceklere yönelik istekler bazen yanlışlıkla tetikleyici olarak yorumlanabilir.

Bu nedenle tek bir öğün veya tek bir atağa değil, zaman içerisinde tekrarlayan besin-semptom örüntülerine bakmak gerekir.

Migren ve beslenme üzerine yapılan bilimsel değerlendirmeler de besinsel tetikleyicilerin kişiden kişiye değişebildiğini ve farklı beslenme müdahaleleri için kanıtların aynı güçte olmadığını göstermektedir.

Dietary Patterns and Migraine: Insights and Impact – PubMed

Tiramin Nedir ve Migrenle Nasıl İlişkilidir?

Tiramin, tirozin aminoasidinden oluşan bir biyojenik amindir. Özellikle bazı besinlerin fermantasyon, olgunlaştırma ve uzun süreli saklama süreçlerinde miktarı artabilir.

Vücuda alınan tiraminin metabolizmasında monoamin oksidaz (MAO) enzimleri rol oynar.

Tiramin ile migren arasındaki ilişki uzun yıllardır araştırılmaktadır. Bazı duyarlı kişilerde yüksek miktarda tiramin alımının nörovasküler süreçleri etkileyerek baş ağrısına katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.

Ancak buradan:

“Migreniniz varsa tiramin tüketmemelisiniz.”

sonucunu çıkarmak doğru değildir.

Tiramin, migreni olan herkes için evrensel bir neden değil; bazı kişilerde olası bir besinsel tetikleyicidir.

Tiramin İçeren Besinler Nelerdir?

Besinlerdeki tiramin miktarı yalnızca besinin türüne değil; üretim, fermantasyon, olgunlaştırma ve saklama koşullarına da bağlıdır.

Tiramin açısından değerlendirilebilecek besinler arasında:

uzun süre olgunlaştırılmış peynirler,

eski kaşar, parmesan, rokfor ve bazı küflü peynirler,

sucuk, salam ve diğer bazı kürlenmiş veya fermente et ürünleri,

soya sosu, miso ve tempeh gibi fermente soya ürünleri,

bazı fermente ürünler,

uzun süre bekletilmiş veya uygun koşullarda saklanmamış proteinli besinler

yer alabilir.

Burada yalnızca “hangi besinde tiramin var?” sorusuna odaklanmak yeterli değildir.

Tüketilen miktar, besinin olgunlaşma süresi, saklama koşulları ve kişinin bireysel duyarlılığı da önemlidir.

Histamin Nedir ve Migrenle İlişkisi Nasıldır?

Histamin, bağışıklık yanıtından mide asidi salgısına ve sinir sistemi iletişimine kadar birçok fizyolojik süreçte görev alan bir biyojenik amindir.

Aynı zamanda bazı besinlerde bulunabilir veya özellikle fermantasyon ve uygun olmayan saklama koşullarında miktarı artabilir.

Besinlerle alınan histaminin bağırsaktaki metabolizmasında DAO (diamin oksidaz) enzimi önemli rol oynar.

Bazı kişilerde besinlerle alınan histamin yükü ile vücudun histamini metabolize etme kapasitesi arasındaki dengesizliğin çeşitli belirtilerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bu tablo sıklıkla histamin intoleransı olarak adlandırılır.

Histamin ile migren arasındaki ilişki de araştırılmaktadır. Özellikle trigeminovasküler sistem ve CGRP gibi nöropeptidlerle ilişkili mekanizmalar üzerinde durulmaktadır.

CGRP, Food Histamine and Migraine – PubMed

Ancak mevcut bilimsel bilgiler:

“Migreniniz varsa histamin intoleransınız vardır.”

veya

“Histamin içeren besinleri bırakırsanız migreniniz geçer.”

şeklinde bir çıkarımı desteklemez.

Bazı kişilerde histamin içeren belirli besinlerin ardından baş ağrısına ek olarak kızarma, burun tıkanıklığı, kaşıntı, çarpıntı veya sindirim sistemi belirtileri görülebilir. Böyle bir durumda kişinin genel klinik tablosunun birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Histamin İçeren Besinler Nelerdir?

Besinlerin histamin miktarı sabit değildir. Tazelik, fermantasyon, olgunlaştırma, üretim ve saklama koşulları histamin miktarını etkileyebilir.

Histamin açısından değerlendirilen besinler arasında:

olgunlaştırılmış peynirler,

fermente veya işlenmiş et ürünleri,

bazı fermente süt ürünleri,

fermente sebzeler,

sirke içeren bazı ürünler,

soya sosu ve benzeri fermente ürünler,

uygun koşullarda saklanmamış bazı balık ürünleri

yer alabilir.

Domates, patlıcan, ıspanak, çikolata ve kakao gibi bazı besinler de düşük histamin diyetlerinde sıklıkla tartışılır. Ancak bunların tamamını doğrudan “yüksek histaminli ve yasak besinler” şeklinde sınıflandırmak doğru değildir.

Besinlerin içeriği ve bireysel tolerans farklılık gösterebilir. Bu nedenle internette bulunan çok geniş histamin yasakları listelerini hiçbir kişiselleştirme yapmadan uygulamak uygun bir yaklaşım değildir.

Tiramin mi, Histamin mi? Ayrım Neden Zordur?

Tiramin ve histamin kaynaklarının bir bölümü birbiriyle örtüşür.

Bunun önemli nedenlerinden biri, her iki biyojenik aminin miktarının da fermantasyon, olgunlaştırma, üretim ve saklama koşullarından etkilenebilmesidir.

Örneğin olgunlaştırılmış peynir tükettikten sonra migren atağı yaşayan bir kişinin yalnızca bu gözleme dayanarak sorumlunun tiramin mi, histamin mi veya tamamen farklı bir faktör mü olduğunu belirlemesi mümkün olmayabilir.

Aynı gün yetersiz uyku, yoğun stres, öğün atlama veya hormonal değişiklik gibi başka faktörlerin bulunması da değerlendirmeyi zorlaştırabilir.

Tiramin ve Histamin Açısından Besin Değerlendirme Tablosu

Besin GrubuOlası Biyojenik AminlerDikkat Edilecek Nokta
Olgunlaştırılmış peynirlerTiramin + histaminOlgunlaşma ve saklama süresi miktarları etkileyebilir.
Fermente/kürlenmiş etlerTiramin + histaminÜretim, fermantasyon ve saklama koşulları önemlidir.
Fermente ürünlerTiramin, histamin ve diğer biyojenik aminlerİçerik üretim yöntemine göre değişebilir.
Fermente sebzeler ve sirkeli ürünlerHistamin ve diğer biyojenik aminlerBireysel tolerans değerlendirilmelidir.
Bazı balık ürünleriÖzellikle histaminTazelik ve uygun saklama koşulları önemlidir.

Bu tablo bir yasak listesi değildir. Aynı besin bir kişide sorun oluşturabilirken başka bir kişi tarafından herhangi bir belirti olmadan tüketilebilir.

Migreni Tetikleyen Besinler Herkeste Aynı mıdır?

Hayır. Migreni tetikleyen besinler kişiden kişiye değişebilir.

Olgunlaştırılmış peynirler, işlenmiş veya fermente ürünler, çikolata, kafein ve bazı gıda bileşenleri migrenle ilişkilendirilmiş olsa da bütün migren hastaları için geçerli tek bir “migren yasaklı yiyecekler listesi” bulunmamaktadır.

Ayrıca beslenme dışındaki faktörler de migren eşiğini etkileyebilir:

uyku düzensizliği,

öğün atlama,

yetersiz sıvı tüketimi,

stres,

hormonal değişiklikler,

kafein tüketimindeki ani değişiklikler,

parlak ışık veya yoğun koku gibi çevresel faktörler.

Bazı kişilerde tek bir tetikleyici yerine birden fazla faktörün aynı dönemde bir araya gelmesi atağın ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.

Bu nedenle “hangi yiyecek yasak?” sorusundan önce kişinin genel beslenme ve yaşam tarzı örüntüsünü değerlendirmek daha anlamlıdır.

Çikolata Gerçekten Migreni Tetikler mi?

Çikolata uzun yıllardır migrenle ilişkilendirilen besinlerden biridir. Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Migren atağının prodrom adı verilen erken döneminde, ağrı henüz başlamadan önce bazı kişilerde:

tatlı veya çikolata isteği,

esneme ve halsizlik,

ruh hali değişiklikleri,

konsantrasyon güçlüğü

gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Bu nedenle ağrı başlamadan önce tüketilen çikolata bazen atağın nedeni olarak yorumlanabilir. Oysa bazı durumlarda çikolata veya tatlı isteğinin kendisi yaklaşmakta olan migren atağının erken belirtilerinden biri olabilir.

Bu durum çikolatanın hiçbir kişide tetikleyici olamayacağı anlamına gelmez. Ancak tek bir gözleme dayanarak çikolatayı kesin suçlu ilan etmek yerine besin-atak ilişkisini zaman içerisinde değerlendirmek daha anlamlıdır.

Besin ve Migren Günlüğü Neden Önemlidir?

Migren ile belirli besinler arasında ilişki olduğundan şüpheleniliyorsa ilk adım hemen geniş kapsamlı bir eliminasyon diyeti uygulamak olmamalıdır.

Öncelikle bir besin ve semptom günlüğü tutulabilir.

Günlükte:

tüketilen besinler,

öğün saatleri,

baş ağrısının başlangıç zamanı,

ağrının süresi ve şiddeti,

uyku süresi ve kalitesi,

sıvı tüketimi,

kafein miktarı,

stres düzeyi,

fiziksel aktivite,

hormonal döngü gibi kişisel faktörler

birlikte takip edilebilir.

Böylece belirli bir besin ile baş ağrısı arasındaki ilişkinin tesadüfi mi yoksa tekrarlayan bir örüntü mü olduğu daha sağlıklı değerlendirilebilir.

Migren Şüphesinde Eliminasyon Diyeti Nasıl Uygulanır?

Belirli bir besinle migren atakları arasında tekrarlayan bir ilişki fark ediliyorsa ilk yaklaşım internette bulunan geniş yasak listelerini uygulamak olmamalıdır.

Şüpheli besin veya besin grupları belirlendikten sonra gerektiğinde sınırlı süreli ve hedefe yönelik bir eliminasyon değerlendirilebilir.

Amaç besinleri kalıcı olarak yasaklamak değil; kontrollü yeniden değerlendirme ile:

“Bu besinle semptomlarım arasında gerçekten tekrarlanabilir bir ilişki var mı?”

sorusuna yanıt aramaktır.

Aynı anda çok sayıda besinin çıkarılması hem beslenme çeşitliliğini azaltabilir hem de hangi değişikliğin semptomlar üzerinde etkili olduğunu anlamayı zorlaştırabilir.

Eliminasyon yaklaşımını ayrıntılı incelemek için Eliminasyon Diyeti Nedir? Nasıl Uygulanır? yazımı okuyabilirsiniz.

Bağırsak Sağlığı, DAO ve Histamin Arasında Nasıl Bir İlişki Var?

Besinlerle alınan histaminin metabolizmasında bağırsak mukozasında bulunan DAO enzimi önemli rol oynar.

Bu nedenle bağırsak mukozası, mikrobiyota ve histamin metabolizması arasındaki ilişkiler bilimsel olarak araştırılmaktadır.

Ancak mevcut bilgiler:

“Bağırsak geçirgenliğini düzeltirsek histamin intoleransı ortadan kalkar.”

gibi kesin bir çıkarım yapmak için yeterli değildir.

Bağırsak sağlığı ile histamin metabolizması arasındaki ilişki araştırılmaya devam eden bir alandır.

Bağırsak bariyeri ve beslenme ilişkisini daha ayrıntılı incelemek için Sızdıran Bağırsak Sendromu Nedir? Fonksiyonel Beslenme ile Bağırsak Sağlığı yazımı okuyabilirsiniz.

Migren Diyetinde Amaç Yasak Listesi Oluşturmak Değildir

Migren ve beslenme konusunda internette en sık karşılaşılan sorunlardan biri, onlarca besinden oluşan standart yasak listeleridir.

Oysa aynı anda çok sayıda besinin gereksiz yere çıkarılması:

beslenme çeşitliliğini azaltabilir,

günlük yaşamı zorlaştırabilir,

yeterli beslenmeyi güçleştirebilir,

hangi besinin gerçekten sorun oluşturduğunu anlamayı zorlaştırabilir.

Bu nedenle amaç giderek daha fazla besini yasaklamak değil, gerçekten tekrarlayan bir ilişki gösteren kişisel tetikleyicileri belirlemektir.

Bu yaklaşım eliminasyon diyetinin kalıcı bir beslenme modeli değil, gerektiğinde değerlendirme amacıyla kullanılan geçici ve kontrollü bir araç olarak görülmesini gerektirir.

Kişiye özel beslenme yaklaşımının neden yalnızca kalori veya standart yasak listeleri üzerinden değerlendirilmediğini Fonksiyonel Beslenme Nedir? Kronik Hastalıklarda Kök Neden Analizi yazımda daha ayrıntılı ele aldım.

Sık Sorulan Sorular

Migren İçin Herkes Glütensiz ve Sütsüz mü Beslenmeli?

Hayır. Migren tanısı tek başına glütensiz veya sütsüz beslenme zorunluluğu oluşturmaz.

Çölyak hastalığı, doğrulanmış bir intolerans veya farklı bir tıbbi gereklilik bulunuyorsa ilgili kısıtlamalar ayrıca değerlendirilir.

Aksi durumda gereksiz eliminasyonlar beslenme çeşitliliğini azaltabilir ve uzun vadede yeterli beslenmeyi zorlaştırabilir.

Kahve Migrene İyi Gelir mi, Atağı Başlatır mı?

Kafeinin migrenle ilişkisi kişiden kişiye değişebilir.

Bazı kişilerde kafein baş ağrısının azalmasına katkıda bulunabilirken yüksek veya düzensiz kafein tüketimi ve düzenli tüketilen kafeinin aniden bırakılması bazı kişilerde baş ağrısıyla ilişkili olabilir.

Bu nedenle “migreni olan herkes kahveyi bırakmalı” veya “kahve migrene kesin iyi gelir” şeklinde genelleme yapmak doğru değildir.

Yemekleri Isıtmak Tiramin ve Histamini Yok Eder mi?

Oluşmuş histamin ve tiraminin normal pişirme veya yeniden ısıtma işlemleriyle güvenilir biçimde ortadan kaldırıldığı varsayılmamalıdır.

Bu nedenle özellikle bozulabilir besinlerde tazelik ve uygun saklama koşulları önemlidir.

Histamin İntoleransı Kesin Olarak Nasıl Anlaşılır?

Histamin intoleransını tek başına kesin olarak gösteren ve herkes için kabul edilmiş tek bir laboratuvar testi bulunmamaktadır.

Kişinin belirtileri, diğer olası nedenlerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde kontrollü beslenme müdahalelerine verilen yanıt birlikte ele alınır.

Tek başına DAO sonucu histamin intoleransı tanısı koydurmaz.

Migren Tetikleyicileri Herkeste Aynı mıdır?

Hayır.

Aynı besin bir kişide migren atağıyla tekrarlayan biçimde ilişkili olabilirken başka bir kişide herhangi bir sorun oluşturmayabilir.

Ayrıca kişinin migren eşiği uyku, stres, hormonal değişiklikler, sıvı tüketimi ve diğer faktörlere göre değişebilir.

Bu nedenle kişisel tetikleyicilerin belirlenmesinde besin ve semptom günlüğü, geniş yasak listelerinden daha anlamlı olabilir.

Migren Diyetinde Yasaklı Yiyecekler Var mı?

Migreni olan herkes için geçerli tek bir yasaklı yiyecekler listesi bulunmamaktadır.

Belirli besinlerin gereksiz yere uzun süre diyetten çıkarılması yerine, tekrarlayan besin-semptom ilişkilerinin değerlendirilmesi ve gerektiğinde hedefe yönelik eliminasyon yapılması daha uygun bir yaklaşım olabilir.

Migren İçin Eliminasyon Diyeti Ne Kadar Sürdürülmelidir?

Eliminasyon diyetinin süresi hangi besinin veya besin grubunun değerlendirildiğine, kişinin sağlık durumuna ve beslenme gereksinimlerine göre değişebilir.

Amaç süresiz kısıtlama yapmak değildir. Şüpheli tetikleyicinin kontrollü biçimde değerlendirilmesi ve mümkün olduğunda beslenme çeşitliliğinin yeniden artırılması gerekir.

Sonuç

Tiramin ve histamin, migren ve tekrarlayan baş ağrılarıyla ilişkisi araştırılan besinsel faktörler arasındadır. Ancak bu bileşiklerin bulunduğu her besin, migreni olan herkeste atağa neden olmaz.

Baş ağrılarınızla belirli besinler arasında tekrarlayan bir ilişki fark ediyorsanız besin ve semptom günlüğü tutmak; uyku, stres, sıvı tüketimi, öğün düzeni ve diğer migren tetikleyicilerini birlikte değerlendirmek kişisel örüntüleri belirlemeye yardımcı olabilir.

Gerektiğinde şüpheli besinlerin kontrollü eliminasyonu ve yeniden değerlendirilmesi düşünülebilir. Ancak amaç beslenmeyi giderek daraltmak değil; gerçekten sorun oluşturabilecek besinleri belirlerken çeşitli, yeterli ve sürdürülebilir bir beslenme düzenini korumaktır.

Tekrarlayan veya şiddetli baş ağrılarında beslenme düzenlemesi tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Özellikle baş ağrısının karakterinde belirgin değişiklik olduğunda veya yeni belirtiler eşlik ettiğinde hekim değerlendirmesi gerekir.

Migren ve beslenme arasında ilişki olduğunu düşünüyor ve gereksiz kısıtlamalara gitmeden kişisel besinsel tetikleyicilerinizi değerlendirmek istiyorsanız Uzman Diyetisyen Emel Yılmaz ile kişiye özel beslenme danışmanlığı hakkında bilgi alabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Uzman Diyetisyen Emel Yılmaz, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden Şeref Öğrencisi olarak mezun olmuş, Gazi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde yüksek lisansını tamamlayarak Uzman Diyetisyen unvanını almıştır.

12 yılı aşkın kamu ve klinik deneyimi bulunan Emel Yılmaz, T.C. Sağlık Bakanlığı bünyesinde obezite, diyabet ve metabolik hastalıklar alanında çalışmış; ulusal düzeyde beslenme ve halk sağlığı çalışmalarında görev almıştır. Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER) çalışmalarında da yer almıştır.

Halen Ankara Çankaya/Çukurambar'daki kliniğinde kişiye özel beslenme danışmanlığı hizmeti vermektedir.

Size özel beslenme programınızın oluşturulması ve danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için Uzman Diyetisyen Emel Yılmaz İletişim sayfası üzerinden randevu oluşturabilirsiniz.